safsata rehberi

No. 37 Saldırı Safsataları

İki Yanlış Bir Doğru Etmez Safsatası

İngilizcesi: Two Wrongs Make a Right

O bana yaptı diye ben de ona yaptım. Şimdi ortada iki yanlış var, bir doğru değil.

Temel, o benim simidum!

Sen de geçen hafta benim çayımı içtun. Ödeştuk.

Onun çayı içmesi yanlışsa senin simidi yemen de yanlış herif. İki yanlıştan bir doğru çıkmayi.

Nedir?

Bir yanlışı, karşı tarafın da yanlış yapmış olmasıyla haklı çıkarmak: “O da bana yapmıştı.” İlk yanlış ikinciyi açıklayabilir ama aklamaz; ortada artık iki yanlış vardır ve ikisi de yerinde durur.

Kalıbı

  1. A bana X yaptı. (X yanlış.)
  2. Ben de A’ya X yaptım.
  3. Öyleyse benim yaptığım yanlış değil.

Neden tutmaz?

İntikam adalet gibi hissettirir; hesap kapanmış gibi olur. Ama hesabı kapatan, yanlışın telafi edilmesidir; tekrarlanması değil. Bu kalıp aynı zamanda “Sen de” Safsatası’nın kardeşidir: orada “sen de yapıyorsun” diyerek eleştiriden kaçılır, burada “o da yapmıştı” diyerek kendi yaptığın meşrulaştırılır. İkisinde de yanlışın kendisi hiç konuşulmaz.

Nasıl yakalarsın?

  • Yanlışın savunması, yanlışın kendisiyle değil, başkasının yanlışıyla yapılıyor.
  • “O da yapmıştı”, “ödeştik”, “hak etti” kalıpları.
  • Yapılan şeyin doğru olup olmadığı hiç sorulmuyor; sadece sırasının gelip gelmediği soruluyor.

Ne dersin?

Yanlışları ayrı ayrı ele al: “Onun yaptığı yanlıştı, tamam. Senin yaptığın doğru mu?” Cevap “ama o…” diye başlıyorsa soruyu tekrar et. Bir de hesabı sor: “Bununla onun yaptığı düzeldi mi, yoksa şimdi iki dert mi var?”

Safsata olmadığı zaman

Kendini savunmak, kanunun izin verdiği ölçüde karşılık vermek ya da bir yanlışa uygun bir cezayla cevap vermek safsata değildir; bunlarda ikinci eylemin gerekçesi, ilkine ölçülü ve meşru bir cevap olmasıdır. Safsata, ölçü ve meşruiyet sorulmadan, birinin yanlışının başkasınınkine bilet sayılmasıdır.

Örnekler

  • Trafik“Bana yol vermedi, ben de kornaya basıp önünü kestim.” Yol vermemek yanlışsa önünü kesmek de yanlış; şimdi trafikte iki hatalı sürücü var.
  • İş“Geçen sefer o benim fikrimi kendi fikri gibi sundu, bu sefer ben onunkini sundum.” İlk hırsızlık ikincisini açıklıyor; ama ikinci de hırsızlık.
  • Aile“Kardeşim bisikletimi izinsiz aldı, ben de onun tabletini sakladım.” Anne haklı olarak ikisini de cezalandırdı; ikincisinin “hak” olduğunu kimse kabul etmedi.
  • Futbol“Onların taraftarı geçen maç bize şişe attı, biz de bu maç attık.” İki maçta da tribüne şişe atıldı; hakemin de polisin de bunu “berabere” saydığı görülmedi.

Bununla karıştırma

Kaynaklar: Fallacy Files: Two Wrongs Make a Right · Wikipedia: Two wrongs make a right