safsata rehberi

No. 33 Şaşırtma Safsataları

Daha Kötüsü Var Safsatası

İngilizcesi: Relative Privation

Dünyada daha kötüsü var diye benim çatım akmaktan vazgeçmiyor.

Çatı gene akayi. Ha bu kovayı üçüncü kez boşaltayrum.

Uy Fadime, dünyada evi olmayanlar var, sen kovaya mı üzüleysun?

Evsizlere de yardım ederuk Dursun, kiremidi de değiştirurük. Merdiveni tut.

Nedir?

Bir şikâyeti ya da sorunu, daha büyük bir sorun göstererek geçersiz saymak: “Dünyada aç çocuklar var, sen buna mı üzülüyorsun?” Daha büyük bir sorunun varlığı küçüğünü yok etmez; ikisi aynı anda, aynı dünyada durur.

Kalıbı

  1. A: “X bir sorun.”
  2. B: “Y çok daha büyük bir sorun.”
  3. B: “Öyleyse X’i konuşmaya değmez.”

Neden tutmaz?

Kulağa olgunluk gibi gelir: “büyük resme bak”. Oysa büyük resimde küçük sorunlar da vardır ve çoğu zaman çözülebilecek olanlar onlardır. Bu mantıkla dünyada tek bir sorun dışında hiçbir şey konuşulamaz, çünkü her sorundan daha büyük bir sorun bulunur. Numaranın asıl işi şikâyet edeni utandırıp susturmaktır; sorunu çözmek değil.

Nasıl yakalarsın?

  • Cevap, şikâyetin kendisiyle değil, başka ve daha büyük bir dertle ilgili.
  • “Şükret”, “büyük resme bak”, “asıl dert” kalıpları.
  • Şikâyet eden bir anda kendini şımarık ya da nankör hissediyor; sorun ise olduğu yerde duruyor.

Ne dersin?

İkisini yan yana koy: “Doğru, daha kötüsü var. Bu, bunun sorun olmadığı anlamına gelmiyor. Şimdi buna dönelim.” Gerekirse büyük sorunu da sahiplen: “Onun için de bir şey yapalım; ama bu çatı bu akşam akıyor.”

Safsata olmadığı zaman

Sınırlı kaynağı paylaştırırken sorunları büyüklüğüne göre sıralamak meşrudur: acil serviste kalp krizi burkulmadan önce gelir. Bir şikâyetin abartılı olduğunu, orantı vererek göstermek de safsata değildir. Safsata, sıralama yapmak değil, küçük olanı listeden büsbütün silmektir.

Örnekler

  • İşÇalışan: “Ofis kışın çok soğuk.” Müdür: “Madende çalışanları düşün.” Madenciler de üşümesin, ofis de; biri ötekine engel değil.
  • AileÇocuk: “Ayakkabım vuruyor.” Anne: “Senin yaşındayken benim ayakkabım bile yoktu.” Annenin çocukluğu da zor geçmiş; ayakkabı yine de vuruyor.
  • Sağlık“Sırtım ağrıyor.” “Komşunun kanser oldu, sen sırtınla mı geldin?” Komşuya geçmiş olsun; sırt ağrısı da bakılması gereken bir şey.
  • Sosyal medyaBir uygulamanın sürekli çökmesinden şikâyet edilince: “Dünyada savaş var, sen uygulamaya mı ağlıyorsun?” Savaşı bitirmek şikâyet edenin elinde değil; uygulamayı düzeltmek şirketin elinde.

Bununla karıştırma

Diğer adları: Görece Yoksunluk Safsatası Kaynaklar: Wikipedia: Fallacy of relative privation · RationalWiki: Not as bad as