No. 40 Saldırı Safsataları
Niyet Okuma Safsatası
İngilizcesi: Appeal to Motive
Niyetimi okudun, dediğimi okumadın. Balığın gözü hâlâ bulanık.
Ha bu balık taze değil Dursun, gözleri bulanık. Alma.
Sen öyle deyisun çünkü kendi balığını satmak isteysun!
Niyeti ne olursa olsun, balığın gözüne bak Dursun. Bulanık işte.
Nedir?
Bir iddiayı, onu söyleyenin niyetine ya da çıkarına bakarak reddetmek: “Sen öyle diyorsun çünkü işine geliyor.” Çıkarı olan biri yalan söylüyor olabilir; doğru da söylüyor olabilir. Niyet, iddianın kaynağı hakkında bir şey söyler; içeriği hakkında hiçbir şey söylemez.
Kalıbı
- A, X diyor.
- A’nın X demekte çıkarı var. (ya da: A’nın niyeti kötü)
- Öyleyse X yanlış.
Neden tutmaz?
Bu safsata, adam karalamanın kibar hâlidir: kişiye “aptal” demez, “çıkarcı” der. İkna edici olmasının sebebi, çıkarın gerçekten şüphe uyandırmasıdır; balık satan, balığı över. Ama şüphe, iddiayı denetlemek için bir sebeptir; reddetmek için değil. Çıkarı olanın dediği doğruysa, çıkar onu yanlış yapmaz. Bir de ters yüzü var: niyeti iyi olanın dediği de yanlış olabilir.
Nasıl yakalarsın?
- Cevap iddiaya değil, “neden söylediğine” veriliyor.
- “Tabii ki öyle der”, “işine geliyor”, “çıkarı var” kalıpları.
- Niyet, kanıtlanmış bir şey gibi konuşuluyor; oysa çoğu zaman tahmin.
Ne dersin?
Niyeti kabul et, iddiayı ayır: “Diyelim ki çıkarım var. Dediğim yanlış mı? Nasıl anlarız?” Kanıt niyetten bağımsızdır: balığın gözü, faturanın rakamı, çatının eğimi. Bir de hatırlat: “Sen niyetimi tahmin ediyorsun; ben sana kanıt gösteriyorum.”
Safsata olmadığı zaman
Bir kaynağın çıkarını bilmek, ona ne kadar güvenileceğini ayarlamak için meşru bir bilgidir: ilacı üreten şirketin araştırması, bağımsız araştırma kadar güven vermez ve daha sıkı denetlenir. Bu, “yanlış” demek değil, “kendim kontrol edeyim” demektir. Safsata, çıkarı gösterip denetlemeyi atlamak ve iddiayı peşinen düşmüş saymaktır.
Örnekler
- İş“Muhasebe bütçeyi kısalım diyor; tabii, kendi departmanları kesilmiyor.” Kesilmiyor olabilir; bütçenin fazla olup olmadığı yine de rakamlarda yazıyor.
- Sağlık“Doktor sigarayı bırak dedi; o da ilaç şirketlerinden komisyon alıyordur.” Alsa da almasa da, sigaranın ne yaptığı komisyona bağlı değil.
- Komşuluk“Komşu çatının kaydığını söyledi; kesin bizim evi ucuza almak istiyor.” İsteyebilir; çatı yine de kaymış olabilir. Bakan bir usta bunu üç dakikada söyler.
- Sosyal medya“Bu incelemeyi yazan ürünü ücretsiz almış, o yüzden övmüş.” Ücretsiz almak övmeyi açıklar ama ürünü kötü yapmaz; incelemedeki iddialara tek tek bakmak gerekir.