No. 28 İstatistiksel Hata Safsataları
Kumarbaz Safsatası
İngilizcesi: Gambler's Fallacy
Beş kere yazı geldi, artık tura gelmeli. Para hatırlamıyor.
Beş kere yazı geldi. Bu sefer tura garanti, ekmek senden.
Para hatırlamayi Temel. Her atışta yarı yarıya.
Altı kere yazı… Ha bu para bozuk.
Nedir?
Birbirinden bağımsız olayların, geçmişi telafi edecekmiş gibi davranacağını sanmak. Uzun süre yazı geldi diye tura “gecikmiş” değildir; para, kaç kere atıldığını bilmez.
Kalıbı
- X uzun süredir olmadı (ya da hep oldu).
- Öyleyse X’in şimdi olma ihtimali arttı (ya da azaldı).
Neden tutmaz?
Beyin dengeye inanır: uzun vadede yarı yarıya çıkacaksa kısa vadede de düzelmeli sanır. Ama uzun vadedeki denge geçmişi düzelterek değil, onu gelecekteki milyonlarca atışın içinde eriterek gelir. Her atış sıfırdan başlar. Kumarhaneler bu his sayesinde ayakta; “artık gelmeli” diyen oynamaya devam eder.
Nasıl yakalarsın?
- “Artık gelmeli”, “sırası geldi”, “bu kadar da olmaz” kalıpları.
- Geçmiş sonuçlar, bağımsız bir olayın ihtimalini değiştiriyormuş gibi kullanılıyor.
- Kaybettikçe daha çok oynamak: “şimdi dönecek” hissi.
Ne dersin?
“Bu olay öncekini hatırlıyor mu?” Para, zar, piyango: hayır. O zaman ihtimal her seferinde aynıdır; söyle ve bırak. Tersini de sor: “Beş kere yazı geldiyse yazı daha mı ihtimal? Ne o, ne bu.”
Safsata olmadığı zaman
Olaylar bağımsız değilse geçmiş bilgi taşır: destede bir as çıktıysa kalanında as azalmıştır, formsuz oyuncunun gol ihtimali gerçekten düşmüştür. Bir de tersi: beş kere üst üste yazı geldiyse paranın hileli olduğundan şüphelenmek safsata değil, akıl. Safsata, bağımsız olaylara hafıza yakıştırmak.
Örnekler
- Aile“Üç kız oldu, bu sefer kesin oğlan.” Her seferinde aynı ihtimal.
- Futbol“Beş maçtır gol atamıyor, bugün kesin atar.” Belki; ama beş maçın hatırı yok.
- Alışveriş“Bu bileti üç aydır alıyorum, sıra bana geldi.” Piyango sıra tutmuyor.
- Trafik“Bu yolda hiç kaza olmadı, olma zamanı geldi.” Ya da tam tersi; ikisi de safsata.