No. 08 Tartışmalı Sebep Safsataları non causa pro causa
Yanlış Sebep Safsatası
İngilizcesi: False Cause
Horoz öttü, güneş doğdu. Horoz, güneşin patronu değil.
Kasketi ters taktum, hemen gol attuk! Uğurlu ha bu!
Geçen hafta da ters taktun, üç tane yiduk.
O gün yeterince ters takmamıştum.
Nedir?
İki şey art arda ya da beraber oldu diye birini ötekinin sebebi saymak. Oysa tesadüf olabilir, ikisinin ortak bir sebebi olabilir, ya da sebep-sonuç tam tersi olabilir.
Kalıbı
- A oldu, sonra B oldu. (Ya da: A ile B beraber oluyor.)
- Öyleyse A, B’nin sebebi.
Neden tutmaz?
Beyin sebep bulmaya bayılır; boşluk bırakmaz, doldurur. Ama “sonra” demek “yüzünden” demek değildir. Şanslı kasketle atılan gol, kasketsiz de atılırdı; sadece o günü hatırlıyorsun, kasketli kaybettiğin günleri değil. Gerçek sebep-sonuç için karşılaştırma lazım: kasketli ve kasketsiz, çok maç, sayarak.
Nasıl yakalarsın?
- “O olur olmaz bu oldu” kalıbı.
- Karşılaştırma yok: A olmadığında B kaç kere oldu, kimse saymamış.
- Sebep, hatırlaması hoş ya da suçlaması kolay bir şey.
Ne dersin?
“Peki A olmadığında B kaç kere oldu?” Sayı yoksa sebep de yok; sadece hikâye var. Bir de üçüncü şeyi sor: “İkisine birden yol açan başka bir şey olabilir mi?”
Safsata olmadığı zaman
Art arda olma, sebep-sonucun ilk ipucudur; aramaya oradan başlanır. Sonra karşılaştırma yapılır, başka açıklamalar elenir, sıklığa bakılır. Bunlar yapılınca “A, B’ye yol açıyor” demek safsata değil, bilim. Yapılmadan demek safsata.
Örnekler
- Sağlık“Aşı oldu, ertesi gün nezle oldu; aşı yaptı.” Ertesi gün nezle olan aşısızlar sayılmıyor.
- İş“Yeni müdür geldi, satışlar arttı.” Bayram da geldi.
- Teknoloji“Telefonu güncelledim, şarjı bitmeye başladı.” Kış da geldi; şarj her yıl aynı hafta bitmeye başlar.
- Futbol“O maça ben gitmedim, kazandık. Bir daha gitmiyorum.”