safsata rehberi

No. 13 Şaşırtma Safsataları argumentum ad ignorantiam

İspatlama Mecburiyeti Safsatası

İngilizcesi: Argument from Ignorance

Yok olduğunu ispat edemiyorum diye var olmuş olmuyor.

Ha bu evde cin var. Kapi kendi kendine gıcırdayi. Yok diyorsan ispatla!

Uy, ispat edemem! Demek ki var!

İspat etmesi gereken, “var” diyendur. Bir de şu menteşeyi yağlayalum.

Nedir?

Bir şeyin yanlış olduğu kanıtlanamadı diye onu doğru saymak; ya da doğru olduğu kanıtlanamadı diye yanlış saymak. Kanıt olmaması, o şeyin olmadığının kanıtı değildir; olduğunun da değildir. Sadece “bilmiyoruz” demektir.

Kalıbı

  1. Kimse X’in yanlış olduğunu ispat edemedi.
  2. Öyleyse X doğru. (Ya da tersi.)

Neden tutmaz?

İspat yükü iddia edendedir: “var” diyen gösterir. Mahkemedeki masumiyet karinesi de aynı ilkedir: suçu ispat etmek suçlayana düşer. Yükü karşı tarafa atınca ona imkânsız bir görev verilmiş olur, çünkü bir şeyin hiçbir yerde olmadığını kanıtlamak çoğu zaman mümkün değildir. Cin, hayalet, gizli plan: hepsi bu boşlukta yaşar. “Yokluğunu ispat et” demek tartışmayı kazandırmaz, sadece kilitler.

Nasıl yakalarsın?

  • “Yanlış olduğunu ispat et” ya da “aksini kanıtlayamazsın” cümleleri.
  • İddiayı ortaya atan, kanıt getirmek yerine karşı taraftan kanıt istiyor.
  • Bilinmeyen bir şey, sanki kanıtmış gibi kullanılıyor.

Ne dersin?

“İspat yükü sende; var diyen sensin. Neye dayanıyorsun?” Bilinmeyeni kabul et ama içini doldurma: “Bilmiyoruz. Bilmiyor olmamız, senin dediğinin doğru olduğu anlamına gelmez.”

Safsata olmadığı zaman

Kanıt bulunamaması bazen gerçekten kanıttır: iyice arandıysa ve olsaydı bulunacaksa. Buzdolabına baktım, süt yok; bu geçerli bir çıkarımdır. Safsata, hiç aranmamış ya da aranması imkânsız bir şey için varlık ya da yokluk ilan etmektir.

Örnekler

  • SağlıkSatıcı: “Bu bileziğin işe yaramadığını kimse kanıtlamadı.” İşe yaradığını da kimse kanıtlamadı ama; satan bile.
  • İşMüdür: “Müşteri şikâyet etmedi, demek ki memnun.” Belki de hiç şikâyet etmeden sessizce başka yere gitti.
  • Teknoloji“Telefonumun dinlenmediğini ispat edebilir misin?” Edemem tabii; ama dinlendiğini de sen ispat edemiyorsun.
  • Komşuluk“Komşunun kedimi zehirlemediğini nereden biliyorsun?” Bilmiyorum; ama zehirlediğini de kimse bilmiyor.

Bununla karıştırma

Diğer adları: Bilgisizliğe Başvurma · İspat Yükünü Devretme Kaynaklar: IEP, Fallacies: Appeal to Ignorance · Douglas Walton, Arguments from Ignorance (1996)