safsata rehberi

No. 31 Duygulara Başvurma Safsataları

Batık Maliyet Safsatası

İngilizcesi: Sunk Cost Fallacy

Bu tekneye o kadar para gömdük ki, biraz daha gömmemiz lazım.

Ha bu tekneye üç motor, iki kat boya, bir de dümen aldum. Şimdi nasul bırakayum?

Haklısun Temel. Bir motor daha al; o da olmazsa bir daha.

Verdiğin para gitti herif, gelmeyecek. Soru şu: bir motor daha ha bu tekneyi yüzdürür mi?

Nedir?

Bir işe harcanan para, emek ya da zaman geri gelmeyecek diye o işe devam etmek. Harcanan zaten gitti; devam edip etmemeye, geçmişte ne verdiğine göre değil, bundan sonra ne alacağına göre karar verilir.

Kalıbı

  1. X’e şimdiye kadar çok para / emek / zaman harcadık.
  2. Şimdi bırakırsak hepsi boşa gider.
  3. Öyleyse devam edelim. (Devam etmenin işe yarayıp yaramayacağı konuşulmaz.)

Neden tutmaz?

İnsan kaybı kabul etmekten nefret eder; vazgeçmek, harcananı “boşa gitti” diye tescillemek gibi gelir. Oysa harcanan, sen devam etsen de gitti, bıraksan da. Devam etmek onu geri getirmez; üstüne yenisini koyar. Bu yüzden bitmek bilmeyen tadilatlar, yıllardır sürüklenen ortaklıklar ve iki saatlik berbat filmler hep aynı cümleyle sürer: “Bu kadar geldik, bir o kadar daha.”

Nasıl yakalarsın?

  • Gerekçe hep geçmişte: “bu kadar verdik”, “bu kadar geldik”, “o kadar uğraştık”.
  • Devam etmenin bundan sonra ne getireceği hiç konuşulmuyor.
  • Bırakmak, kaybı kabul etmek gibi hissettiriliyor; sanki devam edince kayıp kayıp olmaktan çıkacakmış gibi.

Ne dersin?

Geçmişi hesaptan çıkar: “Verdiklerimiz gitti, tamam. Bugün sıfırdan başlasak bu işe girer miydik?” Cevap hayırsa devam etmenin tek sebebi, hayır demenin zor olmasıdır. Bir de sor: “Bundan sonra harcayacağımız bize ne getirecek?”

Safsata olmadığı zaman

Devam etmek çoğu zaman doğru karardır; yeter ki gerekçe geçmiş değil gelecek olsun. “Az kaldı, bitince şu işe yarayacak” demek safsata değil, hesaptır. Harcanan emeğin öğrettiklerini kullanmak da öyledir. Safsata, artık işe yaramayacağını görüp sırf harcananı boşa çıkarmamak için devam etmektir.

Örnekler

  • İşMüdür: “Bu yazılıma iki yıl ve bir servet harcadık, şimdi bırakamayız.” İki yıl da servet de gitti; asıl soru, bir yıl daha harcamanın çalışan bir yazılım getirip getirmeyeceği.
  • Aile“Filmin yarısına geldik, berbat ama bitirelim.” Bir saatini zaten verdin; ikinci saati de vermek ilkini geri getirmiyor.
  • Alışveriş“Bu ayakkabıya o kadar para verdim ki, vursa da giyeceğim.” Ayakkabı vurmaya devam ediyor; para ise kasada kalmıştı zaten.
  • Okul“Üç yıl okudum, sevmesem de bitireyim.” Bitirmek doğru karar olabilir; ama üç yıl okuduğun için değil, diploma önündeki bir yıla değecekse.

Bununla karıştırma

Kaynaklar: Hal Arkes and Catherine Blumer, The Psychology of Sunk Cost (1985) · Wikipedia: Sunk cost